Amazon Transparency Code Nedir?

Amazon dünyasına yeni bir haber: Transparency code!

Amazon’nun sahte ürünlerle mücadelesindeki son icadı olan transparency code yani şeffalık kodu nedir ve nasıl çalışıyor kısaca anlatacağım.

Amazon transparency code süreci şu adımlardan oluşuyor:

  1. Marka sahibi markasını Amazon marka servisine (Amazon Brand Services) kaydediyor. Bunun için markanın Amazon’un kabul ettiği ülkelerden birinde tescilli olması gerekmekte.
  2. Kayıtlı marka için transparency uygulamasına başvuruluyor ve ürün için gerekli bilgiler giriliyor.
  3. Amazon’un onayladığı ürünler için karekod oluşuyor. Bu karekodu üretici artık ürünlerin üzerine transparency code logosu ile yerleştiriyor. Mevcut ürünlerin üzerine ek bir etiket ile de mümkün.
  4. Ürünleriniz FBA olarak gönderiliyorsa yapmanız gereken bir şey yok ama FBM ya da dropshipping yapıyorsanız ürün satıldığında kargoya verildi yaparken ürüne ait özel transparency kodunu girmelisiniz.
  5. Müşteri ürünü teslim aldığında dilerse ürünün üzerindeki karekodu Amazon transparency uygulamasına okutarak hem ürünün gerçek olup olmadığının teyidini alır hem de ürün hakkında ek bilgilere ulaşabilir.

Kısaca, marka sahipleri böylece sahteciliğe karşı ciddi derecede korunmuş oluyor.

Transparency code’un Amazon dropshipping’e etkisi

Gelelim dropshipping yapanlara… Orjinal ürünü satıyor olsanız da ürünü kargoya verildi yaparken satıcının da ürüne özel kodu girmesi gerekiyor. Bu da demek oluyor ki bu kodu bilmeyen satıcılar aynı ürün de olsa ürünü satamayacak 🙁 evet ne yazık ki kötü haber…

Kod giremediğinizden kargoya verildi yapamadığınız siparişleri iptal etmek zorunda kalırsınız ve bu da haftalık sipariş iptal (order cancellation) metriğini etkiliyor.

Bu kodu Amerika’daki satıcıdan almanız mümkün değil çünkü satıcı bu kodu bir kere dağıttı mı ve kod bir şekilde sahte ürün yapanların eline geçerse tüm sistem boşa gitmiş oluyor.

Bazı kaynaklarda çözüm olarak, ürünü satın aldığınız yer kargoya verildiğinde bu kod email ile geldiği belirtiliyor. Bana pek de çözüm olarak gelmedi. Neden mi?

Birincisi, müşteriye gönderilen (yani bize gelen) kod ile satıcının girmesi gereken kodun aynı olmayacağını düşünüyorum. Aksi takdirde sahteciler bir tane orjinal ürün sipariş edip kod edinebilirlerdi. Amazon’un böyle basit bir açık kapı bırakacağını sanmıyorum. Aynı bile olsa, bu kod serialized bir kod yani her tekil ürün için 1 tane üretiliyor, aynı üründen 5 kere satılsa 5 farklı kod girilecek. Aynı kodu 2 farklı satıcının (biri Amerika’daki tedarikçiniz, biri de siz) girmesi Amazon’un dikkatini çekecektir.

İkincisi, Amazon özellikle FBA ürünlerde ürünü kargoya çok geç verebiliyor, bazen bir haftayı bile bulabiliyor. Ürünlerin en az yarısı 2 günden daha sonra kargoya veriliyor. Oysa Kanada tarafında Amazon bizim 2 iş günü içinde kargoya vermemizi bekliyor. Handling time’ı değiştirerek bu 2 günü genişletmeniz de mümkün tabii ama o zaman da rekabette dezavantaj yaratacak. E-posta ile gelen kod işe yarasa bile (hiç sanmıyorum) bu kodun gelmesi için beklerken bir çok siparişiniz geç kargoya verildi (late shipment) metriğine negatif olarak yazacak. Hesap sağlığı açısından çok zararlı bir durum.

Peki çözüm ne?

Kısa vadede çözümüm, trademarksız ürünlere yönelmek, çünkü tescilsiz markalar bu uygulamaya henüz dahil değil. Transparency uygulamasını kullananlar arttıkça iptal etmeniz gereken sipariş de artacak ve hesap sağlığınız tehlikeye girecek. O yüzden Zotopilot‘da trademark taramalarını kuvvetlendirdik.

Uzun vadede ise FBA ile kendi markanızı ve ürünlerinizi oluşturmak. Bu konuda da takipte kalın…

Paylaş, keyfine var!

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.