Çözümün Anahtarı: Doğru Soru Sormak

Online ortamlarda uzmanlara sorduğunuz birçok soruya yanıt alamadığınızı ya da aldığınız yanıtın bir işinize yaramadığını hissettiniz mi?

Neden sizce?

Çok basit! Ya yanlış soru soruyorsunuz ya da yanlış kişiye soruyorsunuz.

Hem bana yönlendirilen soruların daha doğru olması açısından hem de size tüm hayatınızda fayda dokunacağına inandığımdan doğru soru nasıl sorulur, cevap almanın yolu nedir açıklayacağım.

Bazıları gelen yanlış soruları kibarca geçiştirir, farketmezsiniz bile. Ama ben hatanızı düzeltmenizi istiyorum. Doğru soru sormayı öğrenin ki hayattan daha çok verim alın.

Neden Yanlış Sorular Soruluyor?

Soruların neden yanlış olduğunu açıklarsam doğrusunun nasıl olacağını anlatmam daha kolay olacak.

Soruların cevaba, daha doğrusu çözüme yönelik olmamasının 3 temel nedeni olduğunu düşünüyorum:

  1. Konu ile çok ilgisiz olmak.
  2. Doğru soru sormanın öneminin farkında olmamak.
  3. Bilinçaltının doğru soruyu sormak istememesi.

Konu ile çok ilgisiz olmak

İşletme okumuş, mühendislikle alakası olmayan bir kişinin genetik üzerine araştırma yapan bir profesöre uzmanlık alanı konusunda ne gibi bir soru yöneltebilir?

Soru muhtemelen genetik uzmanına ya çok komik ya da çok alakasız gelecektir. Konusu ile biraz olsun ilgili, daha doğrusu bilgili birisinden soru almayı tercih eder.

Daha basit bir örneğe geçelim.

Sadece şehiriçi araç kullanan birisi olarak bir Formüla 1 yarışçısına nasıl bir soru sorabilirsiniz? “Abi, en fazla ne kadar hız yapabiliyorsun?”…

Formüla 1 yarışlarını takip ediyor, araçların özelliklerini biraz biliyor olsan daha kaliteli bir soru yöneltmen mümkün olmaz mıydı? Kaliteden kastım ne, soru neden kaliteli olmalı birazdan bahsedeceğim…

Doğru soru sormanın öneminin farkında olmamak

Anlayacağınız gibi yazımın konusu magazinsel, genel kültür soruları değil. Takip ettiğiniz bir ünlüye sokakta rastladığınızda haftasonu tatile nereye gittiğini sorup cevaptan keyif alabilir, tatmin olabilirsiniz.

Benim konum bu değil. Kendinizi geliştirmek için bir soruna çözüm, bir arayışa cevap aradığınızda nasıl soru sormanız gerektiğinden bahsediyorum.

İşte o zaman önce farkındalık gerekir. Bir uzmana soru sorma şansını elde etmişsiniz. Bunun değerini bilin!

Büyük ihtimal tek atışlık kurşununuz var. Bunu iyi değerlendirmelisiniz!

Soruyu doğru sormanın önemini anlamazsanız o tek kurşununuzu hedefe gözünüz kapalı ateş etmiş olursunuz. Sonra da “Hedefi neden vuramadım ki?” diye düşünürsünüz.

Bilinçaltının doğru soruyu sormak istememesi

Bilinçaltı mevcut şartları korumaya çalışır. Konfor zonunuzdan çıkmanızı istemez. Tehlike getirecek yani riskli işlere girmenizi istemez, bu doğal bir koruma yöntemidir.

Peki bilinçaltı neden doğru soru sormamı engeller?

Bilinçaltı konusu karışık gelebilir. Daha basite indireyim. Korku veya tembellik duyguları…

Doğru soruyu sorarsanız alacağınız cevapla aksiyona geçeceksiniz, büyük ihtimal riskli (ama başarıya giden bir yol) bir aksiyon alacaksınız. Tembelliği bırakıp aldığınız cevap üzerinde çalışmaya başlayacaksınız.

Ama sorunuz doğru olmazsa alacağınız cevapla çok büyük ihtimal bir değişiklik olmadan aynı hayatı yaşamaya, aynı hayalleri kurmaya devam ediyor olacaksınız.

Farkında olmasanız da bilinçaltınız: “Öyle bir soru sorayım ki cevabı beni bu işe girişmekten yıldırsın ya da cevap alamadığım için bu işe girişmeyeyim” diyor. Bu oyuna gelmeyin!

Yanlış Soru Örnekleri

Neden doğru sorular sormadığınızı anladınız. Özellikle toplu yayınlarda en sık karşılaştığım bir kaç yanlış soru örneğinden bahsedeceğim.

Soru: Özet geçebilir misiniz?

İstediğiniz şey 15 sayfalık çocuk kitabı ise evet. Ama 10 ciltlik ansiklopedik bilginin özetini istiyorsunuz çoğu zaman..

Bana ekşisözlük’teki popüler konuları özet geçebilir misiniz? Belki evet ama saatler günler sürer değil mi?

Soru: En iyisi hangisi?

Kime göre? Sorduğunuz kişiye göre mi?

Hayır cevap size göre olmalı. Peki sorduğunuz kişi sizi tanımadan nasıl söylesin bunu?

O yüzden danışmanlık denen şey var. Danışmanlık sürecinin uzun ve maddi yatırım gerektirmesinin sebeplerinden biri danışmanın sizi tanımak için vakit harcayacak olmasıdır.

Hizmet ve iş modellerinde bu soru tam olarak kişiye özelken fiziki ürünlerde hangisinin iyi olduğu net diye düşünebilirsiniz.

Ama o da değil. Bir araba cilasının herkes tarafından net bir şekilde daha iyi olduğunu düşünün. Başka hiç bir rakip ürünün olmaması gerekiyordu. Belki kişinin bütçesi onu almaya yetmiyor, belki fazla parlatıyor ve o kadar parlaklık sizi rahatsız ediyor… her ürünün bir alıcısı olduğunu unutmayın.

Bulmanız gereken siz hangi ürün veya hizmetin alıcısısınız?

Doğru Soru Sorma Yöntemleri

İşe yarar bir cevap alabilmenin 2 anahtarı var:

  1. Doğru kişiye sormak
  2. Doğru soru sormak

Doğru kişi, size faydalı bir cevap verebilecek kişidir. Konunun uzmanı olmalıdır. Soruyu yönelttiğiniz kişi yanlış kişi ise ne olacağını birazdan anlatacağım.

Kişiyi doğru seçtiğinizi varsayarsak, doğru soru sormak ise aslında kolay bir süreç.

Sorunuz öncelikle sizin şu taleplerinizi karşılamalı. Yani sorunuzu önce kendinize sormalısınız 🙂

Gerçek bir örnek üzerinden ilerleyelim (soyadları gizledim):

Sorum net mi?

Eğer buna “Nerden bileyim, bilmediğim için soruyorum ya” diyorsanız o zaman biraz önce anlattığım konu ile biraz olsun ilgili olmak, bilinçaltının cevap alamamaya zorlaması konularını anlamamışsınız demektir. Lütfen geri dönüp tekrar okuyun.

Peki net cevap nasıl olur? Soru ne kadar spesifik, detaylı ise cevap da o kadar net olacaktır.

Unutmayın, sorunuzu yönelttiğiniz kişi müneccim değil. Cevap verebilmesi için sizden başka bir bilgi almaya ihtiyacı olmaması gerekir.

Örneğimizde görüyorsunuz. Ben dahil yardımcı olmak isteyenler cevap verebilmek için yeni sorular soruyoruz.

“ne için barkodlutacan?”, “raf için mi, stok için mi, stok için mi?”, “fba mi fbm satış için mi?”

Hatta bu soruların bile asıl soruyla alakasız olduğunu anladık.  Soruyu soran aslında barkodu bilgisayardan nasıl bastıracağını öğrenmek istiyormuş meğer!

Sorumun cevabı kısa olabilecek mi?

Cevabının uzun olduğunu bildiğiniz bir soruyu soruyorsanız bile bile karşınızdakinin cevap vermemesi için sormuş oluyorsunuz (biraz önce bahsettiğim bilinçaltının kaçışı).

Cevabın uzun olduğunu bilmiyorsanız demek ki konu ile alakanız yok. Bir astronota “Abi, uzaya nasıl gidilir, bana bir açıklayabilir misin?” diye sorduğunuzda işinize yarar bir cevap alabilecek misiniz.

Belki bir cevap alabilirsiniz ama bu cevapla uzaya gidebilecek misiniz? 🙂

Cevabı çok uzun bir soru sorduğunuzda ya hiç cevap alamayacaksınız ya da işe yaramaz, geçiştirici bir cevap alacaksınız. Soru hakkınızı boşa harcamayın!

Sorum için ortam ve zaman uygun mu?

Herşeyin bir yeri zamanı vardır derler. Çok doğru!

“Bugün Amazon ile ilgili soru-cevap yapıyorum” dediğim bir yayında “affiliate marketing” ile ilgili bir soruya ya cevap vermeyeceğim ya da geçiştireceğim.

Neden mi? Çünkü o günün konusu başka. Katılımcılar belirlenmiş konu için oraya gelmiş.

O kişilerin gelme sebebiyle uyumsuz bir soru sormak aslında herkese karşı saygısızlık.

Zamanlama da önemli. Yöneticinize önemli bir soru soracağınız zaman bunu bir toplantıya koştururken yapmak istemezsiniz, emin olun 🙂

Sorum bana kısa vadede aksiyon aldırıcı bir cevap getirecek mi?

Evet, gene önceden kestiremediğiniz bir soru, biraz katılıyorum.

Biraz diyorum çünkü sorunuzun kısa vadeli aksiyonlarla alakalı olması önemli.

Amazon dropshipping ile ilgilendiğinizi düşünelim.

“Amazon hesabımı açarken VPN kullanmak gerekir mi?” gayet net ve aksiyona hazırlayıcı bir soru. Bu soruya 1-2 cümle açıklama ile vereceğim Evet veya Hayır yeterince açıklayıcı olacak ve yapacağınız işlemde size yol göstercektir.

Ama değil satış yapmak daha hesap bile açmamışken “iade talebi gelirse ne yapmalıyım?” sorusu net olsa da (cevabı çok da kısa olmayabilir ama hadi neyse..) öğrenceğiniz bilgiyi yakın zamanda kullanmayacaksınız.

“Ama iade süreci zorsa hiç hesap bile açmayacağım” diyorsanız işte o zaman bilinçaltınızın konfor zonunuzdan çıkmamanız için size sordurduğu soru tipine girmiş olur 🙂

Yanlış Kişiye Sormak

Yanlış kişiye sormanızın bir zararı olmadığını düşünebilirsiniz. Halbuki bu en tehlikeli durum.

Yanlış soru sorduğunuzda işinize yarayan cevap alamamış olursunuz. Ama yanlış kişiye sorduğunuzda sizi yanlış yönlendirecek bir cevap alma ihtimali de var.

Sorularınıza cevap verecek kişide seçici olun.

Karşınızdakinin uzmanlık alanlarını, deneyimlerini tartmadan sormayın.

Yurtdışında araba ile kaza yaparsam ne yapmam gerekir diye sırf ehliyeti var diye iyi görünümlü ama yurtdışına hiç çıkmamış birine sorunuzu yönelttiğinizde, bizim millet herşeyi bilir… bir cevap alırsınız, size dakikalarca ne yapmanız gerketiğini anlatır.

Yol bilgisayarları (navigasyon) yokken sorarak adres bulmaya çalışanlar hatırlar. Kaç kişi direkt “yok bu adresi bilmiyorum” derdi?..

Genelde duyduğumuz: “Ben buralı değilim ama hmmm şurdan ilerden sağa doğruydu galiba…” aslında hiç bir fikri yok… iki tarafın da vaktine yazık!

Yardım etmek istiyor diyebilirsiniz. Farketmez. Niyete değil sonuca odaklanın!

Doğru Soru = Verimli Hayat

Doğru soru sorarak hem sizin hem de karşınızdakinin değerli zamanını en verimli şekilde değerlendirin.

Size yol gösterebilecek bir uzmana soru sorma fırsatı yakalamak büyük bir nimettir, bunu unutmayın. Değerini bilin, sorunuzu dikkatli hazırlayın.

Umarım faydalı olmuştur. Bugünden sonra doğru sorular ile faydalı cevaplar alacağınızdan eminim. Bu deneyimlerinizi yorumlarda da paylaşırsanız sevinirim. Teşekkürler.

Paylaş, keyfine var!

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.